Jinekolojik Hizmetler

Mart 2018
P S Ç P C C P
     
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Miyomlar

Miyom, rahmin adale tabakasından çıkan urlara verilen addır. Rahimde mevcut olan miyomlar genelde iyi huylu tümörlerdir. Genellikle rahmin kendi dokusundan kaynaklanarak ortaya çıkmaktadır. Bu tümörlerin çapları 1–15 cm büyüklüğündedir; rahim ağzında ve rahim gövdesinde gelişebilmektedirler. Ekseriyetle rahmin içerisinde bulunurlar. Rahimde mevcut olan bu miyomlara fibroidler, leyomiyomata, leyomiyom ve fibromiyom gibi çeşitli isimler verilebilir.

Türleri: 

  Submuköz miyomlar: genellikle rahmin iç yüzeyinde oluşarak büyüyen miyom çeşididir. Diğer miyomların arasında en az rastlanılabilen türüdür. Az rastlanmasına rağmen en fazla kanama şikâyetleri bu miyomda görülmektedir. Bu kanamalar daha çok adet kanamasında artış olması ya da uzun sürmesi durumudur.

 İntramural miyomlar: kadının rahim içi kaslarında yerleşmiş olan miyomlardır. Genellikle en sık rastlanılan miyom türüdür. Bu miyomlar da submuköz miyomları gibi kişide adet kanamasının fazla olmasına ve süresinin uzamasına sebep olmaktadırlar. Ayrıca kadında aşırı karın ağrıları ortaya çıkar. Kişinin rahminde büyüme sonucunda dolgunluk hisleri oluşmaktadır. Büyüyen miyomlar karın içerisindeki diğer organlara bası uygulaması yapmaktadır.

  Subseröz miyomlar: bu miyomlar genellikle rahmin dış yüzeyinde oluşan miyom türleridir. Diğer miyom çeşitleri gibi kanamalara sebep olmazlar. Yalnız kişide şiddetli karın ağrıları meydana gelmektedir. Özellikle sırtında ağrılar mevcut olur. Rahimde oluşan bu miyomlar, çevre organlara aşırı baskı uygularlar.

Endometriozis

Rahim içindeki endometrium denilen dokunun, batın içinde başka dokulara yerleşmesine Endometriozis denir.

Endometriozisin kesin nedeni halen bilinmemektedir. Bu konuda en yaygın kabul gören teori, adet kanamaları sırasında rahim içindeki dokuların kadının tüplerinden geçerek karın boşluğuna yerleşmesi ve burada gelişimini sürdürmesidir. Bağışıklık sisteminin de buna izin verecek şekilde normalden farklılık gösterdiği düşünülmektedir.

Endometriozis hastalığı kadınların yaklaşık yüzde 10’unu etkileyen yani aslında oldukça yaygın bir sağlık sorunudur. Bu doku karın içindeki organlarda (yumurtalık, rahim kanalı, karın iç zarı, bağırsaklar, idrar kesesi) bulunabildiği gibi karın dışında (vagina, göbek) da bulunabilir.

Rahim iç zarında meydana gelen kanama ile beraber bu endometriozis odaklarının bulunduğu bölgelerde de kanamaya ve bazı şikayetlere neden olur.

Rahim dışında biriken dokular şiddetli adet sancısı, ileri dönemlerde sürekli kasık ağrısı ve özellikle de kısırlık (infertilite) gibi bazı problemlere neden olabilir.

Endometrioziste kalıtsal yatkınlığın önemli bir faktör olduğu düşünüldüğünden, annede ya da başka bir akrabada endometriozis olması o kişide endometriozis görülme olasılığını artıracaktır.

Kadının yumurtalıklarında endometriozis oluşması durumunda bazen kistler (çikolata kistleri) oluşabilir ve bunlar eğer çok büyürlerse ciddi problemlere yol açabilirler. Çikolata kistleri her zaman olmamakla birlikte ultrasonografi ile görülebilir. Kesin tanı ise yalnızca laparoskopi işlemi ya da açık ameliyatla konulabilir.

Endometriozis bazen bir kadında hiçbir belirti göstermemesine ya da sorun yaratmamasına karşın, kimi zaman da ciddi ve değişik şikayetlere sebep olabilir.

Endometriozis hastalığının belirtileri nelerdir?

Endometriozisin belirtileri şunlardır:

  •   Ağrılı adet
  •   Ağrılı cinsel ilişki
  •   Adet öncesinde karın ağrısı
  •   Sırt ağrısı
  •   Büyük tuvalette ağrı olması.

Bu belirtilerin tümünün başka nedenleri olabilir. Hastalığın başka belirtileri görülmemesine karşın, hamile kalmakta güçlük çeken bazı kadınlarda endometriozis hastalığına sıkça rastlanmaktadır.

Yorum yok

Yoruma kapalı.